-
fenci.gen.tr
 
 
   

ÖĞRETMEN GRUBUMUZ
 
MENÜ
  FEN FEN BİLİMLERİ MENÜSÜ
fen Fen Yazılıları (5-6-7-8.Sınıf)
Bilim Uygulamaları Yazılıları
BEP Yazılı Soruları
Fen Planları (Yıllık-Günlük-Bep)
Fen Zümre Toplantı Tutanakları
Fen Şube Toplantı Tutanakları
Fen Sunu ve Slaytları
Fen Çalışma Kağıtları
Fen TEST Soruları İndir
Fen Konu Özetleri-1
Fen Konu Özetleri-2
Bilim,Fen ve Teknoloji Kulübü
MEB Kazanım Testleri (Tüm Yıllar)
LGS Denemeleri
PYBS Soruları ve Cevapları
Fen Ders Kitapları


İLETİŞİM
Bize Ulaşın
Öğretmen Grubumuz-1
Öğretmen Grubumuz-2

EVLİLİKTE EŞ SEÇİMİNDE KRİTERLERİ NELERDİR
  Yazılar || Kişisel Gelişim
   EVLİLİKTE EŞ SEÇİMİNDE KRİTERLERİ NELERDİR


ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ
EĞİTİM FAKÜLTESİ
 
EĞİTİM BİLİMLERİ BÖLÜMÜ



EĞİTİM FAKÜLTESİ PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİNİN
EVLİLİKTE EŞ SEÇİMİNDE KRİTERLERİ NELERDİR


GPH 464 ARAŞTIRMA TEKNİKLERİ
DERSİ İÇİN HAZIRLANMIŞ
ARAŞTIRMA RAPORU

Hazırlayanlar :
Şevket KÖSE 9631379
Adem ONAR 9631323


Samsun - Haziran 2000



İÇİNDEKİLER

BÖLÜM  SAYFA
I PROBLEM . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 1
1.1.Problem Durumu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 1
1.2.Problem Cümlesi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 8
1.3.Alt Problemler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 8
1.4.Denenceler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 8
1.5.Sayıltılar . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 9
1.6.Sınırlılıklar . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 9
1.7.Tanımlar . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 9

II İLGİLİ ARAŞTIRMALAR . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 11

III YÖNTEM.. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 14
3.1.Araştırma yöntemi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 14
3.2.Araştırma Evreni . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 14
3.3.Araştırma Örneklemi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 14
3.4.Veri Toplama Araçları . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 14
3.5.Çözümleme Yöntemleri . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 15
IV BULGULAR VE YORUM. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .16
V İNSAN GÜCÜ VE TAKVİM . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 32
VI ÖZET YARGI SONUÇ VE ÖNERİLER . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 33
VII KAYNAKLAR . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 36

EKLER . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 38









BÖLÜM I

PROBLEM



 1.1.Problem Durumu
 Bugün eş seçimi gerçekleştirilmek istenilen evliliğin ve dolayısıyla toplumun sağlıklı ve doyum sağlayıcı olması açısından önemlidir. İlkokul mezunundan üniversitelisine, köylüsünden kentlisine kadar her kesimdeki insanımız evlilik konusu gündeme geldiği zaman seçici davranabilmektedir.
 Her geçen gün daha da zorlaşan hayat şartları bireyi ekonomik açıdan zorlamaktadır. Bu nedenle evlenmeyi düşünen bireyler daha ziyade çalışan kişilerle evlenmeyi tercih etmektedirler. Ülkemizde bizden bir kuşak öncesi insanımızın evlilikte eş seçiminde aradığı özellikler ile günümüz insanının aradığı özellikler her geçen gün daha da farklılaşmaktadır. Bu durum sürekli gelişen ve değişen toplumumuzla bir paralellik içersindedir. Bu değişme ve gelişme toplum içinde kadın ve erkeğin konumlarına da yansımıştır. Sorumlulukları çocuklarına analık, eşine karılık yapmak ve ev işleriyle sınırlı olan kadınlarında eğitim ve öğretim alanında , çalışma hayatında aktif olarak yer almaya başlamaları sınırlarını birçok açıdan genişletmelerine neden olmuştur. Bu durum bireylerin evlenme kararı vermesinde daha etkili olmuştur.
 Evlilik kararını verme çok önemli bir hadisedir. Karar vermeden önce, evlenilmek istenilen bireyle evlenecek bireylerin her alanda birbirlerine uygun olup olmadıklarını değerlendirmeleri gerekir. Sağlıklı ve mutlu bir birlikteliğin dolayısıyla sağlıklı ve mutlu bir toplumun devamı açısından; gerek duygu ve düşünce gerekse sosyo kültürel ve ekonomik bağlamda bireylerin birbirleriyle uyum sağlayabilmeleri gerekir. Buda daha mantıklı ve uygun karalar verilerek sağlanabilir.
 Evlilik karşı cinsten iki kişinin birlikte yaşamak , yaşantıları paylaşmak , çocuk yapmak ve yetiştirmek gibi amaçlarla yaptıkları bir sözleşmedir. Evlilik kurumlaşmış bir yol , bir ilişkiler sistemi bir kadınla bir erkeği karı koca olarak birbirine bağlayan doğacak çocuklara belli bir statü sağlayan toplumsal yönden devletin kontrol hak ve yetkisi bulunan yasal bir ilişki biçimidir. Eşlerin ve çocukların hak ve yükümlülükleri yasalarla olduğu kadar , toplumsal kurallar, gelenekler, inançlarla da belirlenmiştir. (Özgüven. 2000 s:19 )
 Günümüzdeki ilke ve kuralları belirlenmiş evlilik kavramı yaklaşık M.Ö. iki bin yıllarında Mısır da başlamıştır. Yaklaşık dört bin yıllık bir geçmişi olan evlilik kurumu toplum düzenini kültür ve geleneklerin sürekliliğini yeni nesillerin bakım ve eğitimini sağlayan bir kurum olarak süre gelmiş toplum dini kurumlar ve devlet tarafından da desteklenmiştir.(Yıldırım .1992)
 Evlilik mutluluk ve sıkıntılarıyla bireylerin büyük bir çoğunluğu tarafından ulaşılmak istenilen bir amaç olarak algılanmaktadır. Son yıllarda batı toplumlarında yaygınlaşma eğilimi gösteren nikahsız birliktelik yaşantılarına rağmen , evlilik tüm dünya toplumlarında önemini korumakta ve desteklenmektedir.(Durmazkul. 1991 )
 Evliliğin esas amacı ; yeryüzünün insan nüfusunu yenilemektir; bazı evlilik sistemleri bu ödevi yetersiz , bazıları da fazlasıyla yeterli olarak yapıyorlar.(Russell. 1993 s:147)
 Evlilik dışı birlikte yaşamak bir ilişki biçimi olarak hukuki hak ve sorumluluklar bakımından bireysel bir nitelik taşımaktadır. Buna karşın evlilik olgusu ise sözleşmeye dayalı hukuki olduğundan hak ve sorumluluklar yönünden bireysel düzeyde değil toplumsal düzeyde bir ilişki biçimi olmaktadır. Evlilik toplumlara üretkenlik ve süreklilik sağladığı için toplumların çoğu evlilik dışı cinsel ilişkileri ve özellikle doğacak çocuk açısından ortaya çıkacak sorumlulukları belirli bir düzene bağlamaktadır.(Atabek. 1989 s:204)
 Evlilik olgusu sözleşmeye hukuki olduğundan hak ve sorumluluklar yönünden bireysel düzeyde değil toplumsal düzeyde bir ilişki biçimi olmaktadır. Evlilik toplumlara üretkenlik ve süreklilik sağladığı için toplumların çoğu evlilik dışı cinsel ilişkileri ve özelilikle doğacak çocuk açısından ortaya çıkacak sorumlulukları belirli bir düzene bağlamaktadır . ( Güngören .1988 )
 Bir yaşam biçimi olarak , evlilik olgusuna , birbirinden çok farklı kültürlerde evrensel düzeyde rastlanması , evliliğin toplumda çeşitli işlevleri yerine getirmesinden kaynaklanmaktadır. Bu işlevler arasında cinsel yaşamın , sağlıklı olarak düzenlenmesi , soy çizgisinin , cinsiyet rollerinin ve iş bölümünün belirlenmesi , ekonomik üretim ve tüketim etkinliklerinin düzenlenmesi gibi temel görevleri sayılabilir. Evliliğin gereği ve nedenleri düşünüldüğünde evlilik yaşamının iki kişinin biyolojik sosyal ve psikolojik gereksinim ve güdülerini doyurmayı amaçladığı gözlenmektedir. Evliliğin temel işlevleri arasında biyolojik bir gereksinim olarak cinsel güdüyü doyurmak evliliğin en önemli işlevlerinden birisidir.
 Evlilikte eşler sosyal gereksinim olarak birlikte güven içinde olma korunma dayanışma içinde olduklarını hissetme geleceğe güvenle bakabilme , toplumda bir yer edinebilme birbirlerinden onur ve kıvanç duyabilme gibi bireylerin destek , korunma ve yaşam gereksinimlerini de doyurma olanağı bulurlar. Evlilikte birçok psikolojik gereksinimlerde doyurulmaktadır. Kadın ve erkeğin her ikisi de sevilmek , beğenilmek isterler insan için en önemli gereksinimlerden biri olan sevgi özellikle evlilik ilişkileri içinde doyuma ulaşmakta taraflar kendilerini eşlerine adamakta , acı ve tatlı yaşantılarını paylaşabilmekte ve birlikte olma hazzı duymaktadırlar.(Özgüven. 2000 s: 19-20)
 O?neill (1975) iki insanın evlenme kararını vermelerinde başlıca nedenler olarak sevgi , güvenlik , ekonomik refah , cinsellik ve duygusal paylaşımı saptamıştır. Ancak bu kararlar bireyden bireye olduğu gibi toplumdan topluma da bir değişme göstermektedir(O?neill.)
İki cins arasında ki toplumsal ilişkileri düzenleyen ilke , yani bir cinsin ötekinden aşağı tutulması özü bakımından yanlıştır ve bugünde insanın gelişmesi bakımından belli, başlı bir engeldir. Bunun yerine tam anlamıyla eşitliği sağlayan , herhangi bir cinse üstünlük ya da ayrıcalık tanımayan ve öteki cinse engellemeler kısıtlamalar getirmeyen bir ilkenin getirilmesi gerekir.(Millette.1969 s:152)
 Butter Field (1956)?e göre modern toplumlarda bireyler görünürde özgür bir biçimde evlenmektedirler. Ancak bu seçimin tam bir özgürlüğe dayandığını söylemek olanaksızdır. Çünkü toplum modernde olsa sınıf , statü ve daha birçok toplumsal etken , aile içi birlik eş seçimi de yönlendirmektedir.(Field 1956 s: 5-6)
Evlenme kararı düşüne taşına elde edilmiş , yüzde yüz düşünsel düzeyde yakalanan yeni bir kendiliğindenliktir ve bu kendiliğindenlik sevgi eğiliminin yerini tutmaktadır. Evlilik kararı ahlaksal veriler üstüne oturtulmuş bir dinsel yaşam görüşüdür , dolayısıyla sevgi eğilimine giden yolu açması onu içten ve dıştan gelecek tehlikelere karşı koruması gerekir. Bir Fransız yazarı olan Simone de Beauvoir evlilik çağı adlı kitabında bu konudaki fikirlerini şöyle dile getirmiştir. Evlilik kararı bir anlık verilen bir karar olmamalıdır. Evlenmeyi düşünen bireyler evlenmek istedikleri bireyle sağlıklı bir aile ortamı oluşturabileceğine inanmalıdırlar. Bu ortamın oluşabilmesi bireylerin , eğitim alanında sosya-kültürel alanda , mizaç ve düşünce yapılarının uyuşması konusunda ve bunun gibi birçok alanda anlaşabilmelerine bağlıdır.(Beauvoir.1970 s:30-31)
Doğan Cüceloğlu bireyler arasındaki bu ilişkinin uzun süreli olmasının nelere bağlı olduğunu şu şekilde dile getirmiştir: nasıl oluyor da bazı ilişkiler kısa süreli bazı ilişkiler uzun süreli oluyor. Bireyin ilişkilerinde içinde bulunduğu sosyal duruma , yaşa , eğitime, aile ortamına , dini inançlarına , siyasal ideolojilere bağlı olarak değişiklikler olabilir. Bireylerin birbirlerini benzer olarak algılamaları , ilişkilerin uzun veya kısa süreli olmasında önemli rol oynar. Algılanan benzerlik kişileri birbirlerine yaklaştırdığı gibi, ilişkilerin uzun süreli olmasına da yol açar. Toplumun temelini aile oluşturur. Ailenin de temelinde biri kadın biri erkek olmak üzere iki yetişkin insanın uzun süreli doyumlu bir ilişki içinde bulunması yatar.(Cüceloğlu.1992 s: 541-542)
Birbirlerini seven iki insan için en iyi çözüm yolu evliliktir. (Fromm.1976 s: 76)
Evlilik biri bozulduğunda diğeri de bozulan birçok farklı ilişkiyi kapsar. Eşler arasında duygu ve düşünce alışverişinin olması boş zamanlarının bir kısmını birlikte geçirmeleri; ekonomik konularda ve çocukların yetiştirilmeleri konusunda birbirleriyle anlaşmaları ve cinsel uyum içerisinde olmaları gerekir. Bu ilişkilerin her biri tüm evlilik boyunca aynı derecede önemlidir.(Eker. 1993 s:87-95)
Genç kuşak artık yaşama farklı bir görüş açısı getirmeye çalışmaktadır. Bu durum beraberinde evlilikte eş seçiminde çelişkili kriterleri ortaya koymayı dolayısıyla da boşanmayı getirmektedir.(Rich.1974 s:177)
Evlilik insan gruplarının yaşantıları boyunca uyguladıkları ve geliştirdikleri sosyal öğelerle yüklü bir kavramdır. Kültürler arası farklılık göstermesi sosyal öğelerin değişik kültürler arasında oluşması ve farklı değer yargılarıyla yüklü olmasıyla açıklanabilir. Toplumlar kimin kiminle kaç eşle ve hangi koşullar altında evlenebileceğine dair bir takım kurallar geliştirmişlerdir. Çok değişik uygulamalar olmakla birlikte evlilik , gerçek yönüyle toplum tarafından onanan kadın ve erkek yada kadınlar ve erkekler arasında yaratılan bir ilişki türünü nitelendirmektedir. İlişkinin belirli kalıplar içerisinde gerçekleşmesi de evliliğin toplumsal bir kurum olarak ele alınıp incelenmesine olanak vermektedir. Aile birliği sürekliliğini evlilik kurumuyla sağlar. Başka bir deyişle evlenme olgusu aileyi oluşturan toplumsal ilişkileri belirli kalıplar kurumu oluşturmaya yönelik bir sözleşme olarak ortaya çıkmaktadır.(Başar . 1994 s : 251 )
Toplumsal değişmenin ailenin yapısında bir takım değişikliklere yol açtığı , aile anlayışının ve işlevlerinin değiştiği bilinmektedir. Aile , değişen işlevleri çerçevesinde yeni bir biçim almış ve üyelerinin maddi ve duygusal ihtiyaçlarını daha üst düzeyde karşılıya bilecek bir nitelik kazanmıştır. Bugün artık bir çok gelişmiş ülkede ve Türkiye?de çeşitli kesimlerinde aile ve evlilik kurumunun dostluk , sevgi ve saygıyı içeren yeni bir anlam kazandığı bilinmektedir.(Erkan . 1986 s: 2)
Evlenmede ilk planda fizyolojik ihtiyaçların karşılanması akla gelir. Evlenmede her şeyden önce kadınla erkeğin birleşmesi bahis mevzusudur. Sevgi ihtiyacının karşılanması gerekir ve evlilik muhabbet , sevgi , şefkat ve nihayet , aşk kara sevdaya kadar giden derece derece sevgi ihtiyaçlarının tatmini olabilir.( Arkun.1965 s:34)
Tüm toplumlarda temel toplumsal normlardan biri evliliklerin sağlıklı ve dengeli olarak sürmesidir. Evlenmeye karar veren her kişide evlilik ilişkisi içinde daha mutlu ve huzurlu olma beklentisi içindedir. Çünkü evlilik kurumu aile birliğinin kurulmasında gereklidir.( Arıkan . 1992 s:21)
Ülkemizde evlilik öncesi arkadaşlıklar genelde okuyan gençler için lise sonlarına ve üniversite dönemine , yüksek öğrenime gitmeyenlerde ise askerlik dönemi öncesinde ve sonrasında olmaktadır. Eş seçiminde , evlilik öncesi arkadaşlık dönemi özenle sürdürülmeli ve iyi değerlendirilmesi gereken bir dönemdir. Eş seçmeyi ve evlilik kararına ulaşmayı kolaylaştıran bu sürecin en önde gelen yararı , bireylerin hem kendisi ve hem karşısındakini tanımayı sağlamasıdır.( Özgüven . 2000 s:41)

Ülkemizde evlenme kızlarda ortalama ilk evlenme yaşı 17.7 dir. Kırsal bölgelerde ise bu yaş 17.2 ye düşmektedir. Kızlarda eğitim yükseldikçe , ilk evlenme yaşı da gecikmektedir. Ayrıca endüstri ve hizmet sektöründe çalışanların yani kentlerde yaşayanların da diğerlerine kıyasla daha geç evlendikleri görülmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde ve Türkiye?de ise eğitimsizlik bir sonuç değil neden olarak görülebilir. Erken evliliklerde aile yapısında dengesizlik , yetişkin bir kişi olma özelliğini gösterememe daha çok rastlanan durumlardır. (Hacettepe dergisi Ocak 1985 s: 55-56)
 Günümüz insanının en büyük sorunlarından biri yalnızlıktır. Kentler büyüdükçe, yaşam biçimi hızlandıkça , yalnızlık da o oranda artmaktadır. İnsanlar evliliği yalnızlıktan kurtulmak ve güvenli bir yaşam için bir çözüm olarak da görmektedirler. Yaşam boyu birlikte yaşamayı amaçlayan evlilikte , ilişkilerin düzenli , uyumlu ve dengeli olması evlilik kararının başlangıçta doğru verilmesiyle yakından ilişkilidir. Evlilik kararı insan yaşamının üçte ikisinden fazlasını ve tüm geleceği etkileyecek boyutta önemli bir karardır.(Özgüven. 2000 s:21-36)
 Yüksek öğrenim gençliği , insan hayatında ergenlik çağının son dönemini yaşamakta olan veya aşmakta olan bir popülasyondur. Yükseköğrenim gençliği , ev ve aile nüfusundan çıkmakta kendi başına karar verme ve sonuçlarının sorumluluğunu yüklenme durumundadır. Bu dönem içersinde akademik başarı kız erkek ve arkadaş ilişkileri flört ve aile kurma kimlik kazanma gibi sorunları en uygun tarzda çözümleme ile yükümlüdür. Sağlıklı ve güçlü bir toplum da toplumun çekirdeğini olan aile ve evlilik yoluyla gerçekleştirilir. Bu noktada gençlerin oldukça seçici ve dikkatli davranmaları gerekmektedir. ( Tan. 1986 s:304)
 Yukarıda belirtilen problemin incelenmesi, için bu araştırma şu amaçla yapılmıştır:
 Bilindiği gibi evlilikte eş seçimi, gerçekleştirilmek istenilen evliliğin ve dolayısıyla toplumun sağlıklı ve doyum sağlayıcı olması açısından önemlidir. Bu nedenle karar vermeden önce evlenilmek istenilen bireyle evlenecek bireylerin her alanda birbirlerine uygun olup olmadıklarını değerlendirmeleri gerekir. Bu değerlendirmede bazı konularda esnek davranabilen bireyler, esnek davrandıkları konuları evliliklerinde sorun olarak yaşayabilmektedirler. Bu durumda mutsuzluğa ve istenmeyen olayların gündeme gelmesine neden olabilmektedirler.
 İşte istenmeyen bu durumların olmaması yada en az düzeyde yaşanması amacıyla gerçekleştirilen bu çalışmada evlilikte aranabilecek kriterler ve bunların gerekliliği, nedenleriyle birlikte ele alınmıştır.
 Sağlıklı ve mutlu bir birlikteliğin dolayısıyla sağlıklı ve mutlu bir toplumun devamı açısından; gerek duygu ve düşünce gerekse sosyo-kültürel ve ekonomik bağlamda bireylerin birbirleriyle uyum sağlayabilmeleri gerekir. Bunu da daha mantıklı ve uygun kararlar vererek sağlayabiliriz.
 Bu araştırmada bağımlı değişken öğrencilerin eş seçmedeki kriterleridir. Bağımsız değişkenler ise öğrenim görülen bölüm ve öğrencilerin cinsiyeti olmuştur. Araştırmanın uygulanacağı bölüm araştırmacılar tarafından seçilmiştir. Öğrenciler ise araştırma yapılacağı gün sınıfta olan öğrenciler olmuştur. 











1. 2. Problem Cümlesi
Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik bölümü öğrencilerinin evlilikte eş seçiminde kriterleri nelerdir?
1. 3. Alt Problemler
Araştırılan alt problemler aşağıdaki gibi sıralanmaktadır.
1- Sosyo- ekonomik ve kültürel durumun eş seçimi üzerinde etkisi nedir?
2- Bireyin eğitim düzeyi eş seçimi üzerinde bir etken midir?
3- Aşkın evlilik ve bireyin aradığı kriterler üzerinde etkisi nedir?
4- Bireyin psikolojik açıdan evliliğe hazır olup olmamasının eş seçimindeki seçicilik üzerindeki etkisi nedir?
5- Bireyin fiziksel durumunun eş seçimi üzerinde ki etkisi nedir ?
6- Bireyin dini ve siyasi görüşünün eş seçimi üzerinde ki etkisi nedir?
7- Bekaretin eş seçimi üzerinde ki etkisi nedir ?
1. 4. Denenceler
Araştırılan problem ve alt problemlere dayalı olarak denenceler aşağıdaki gibi sıralanmaktadır.
Denence 1- Evlenecek bireyler ve aileleri sosyo-ekonomik ve kültürel yönden birbirlerine eşit veya yakın düzeyde olmalıdır.
Denence 2- Eşlerin anlaşabilmeleri için ayni yada birbirine yakın eğitim düzeyinde olmaları gerekir.
Denence 3- Aşk evlilik kararının verilmesinde önemli bir etkendir , ama tek kriter değildir.
Denence 4- Evlenecek bireyin psikolojik açıdan evliliğe hazır olması ve kimliğini bulması evliliği olumlu yönde etkiler.
Denence 5- Evlilik kararının verilmesinde fiziksel durum bireyin aradığı özellikteyse yeterli olmaktadır.
Denence 6- Evlenecek bireylerin anlaşabilmeleri için dini ve siyasi görüşlerinin aynı yada birbirine yakın olması gerekir.
Denence 7- Bekaret evlilik kararının verilmesinde önemli bir etkendir .
1. 5. Sayıltılar
a) Araştırmadaki örnekleme evreni temsil etmektedir.
 b) Seçilen araştırma yönteminin verilerin çözümünde kullanılan istatistiki tekniklerin her yönüyle problemin ortaya çıkarılmasını sağlayacak niteliktedir.
c) Anket gönüllü öğrencilere uygulanmıştır.
 d) Araştırmada veri toplamak için uygulanan anket geçerli ve güvenilirdir.
e) Anket bu konuda uzman olan öğretmenimiz Yr. Doç. Dr. Seher Balcı?nın tetkik ve düzenlemelerinden geçirilmiştir.
 1. 6. Sınırlılıklar
a ) Bu araştırma Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi P.D.R bölüm öğrencileri arasında yürütülmüştür.
b) Araştırmada öğrencilerin eş seçimine karşı tutumlarını belirlemek amacıyla uygulanan anket sonuçları üzerinde durulmuştur.
c) Araştırmaya katılan öğrencilerin kimlikleri gizli tutulmuştur.
 1.7.Tanımlar
 Evlilik : İki ayrı insanın birbirlerini benimsemek , birlikte yaşamaya alışmak, birbirlerine yardım etmek için bir araya geldikleri , toplumca belirlenen yasal bir ilişki biçimidir. (Atabek 1989)
Kriter : Evlenmeyi düşünen bireylerin eş seçiminde aradıkları nitelikler.
Eş seçimi : Bireylerin ömür boyu birlikte yaşamak amacıyla kendi niteliklerine uygun kimseleri tercih etme davranışlarıdır.
P.d.r. :Psikolojik danışma ve rehberlik bölümü.
















BÖLÜM II
İLGİLİ ARAŞTIRMALAR
Araştırmanın bu bölümünde konu ile ilgili kaynaklardan ve daha önce yapılan araştırmalardan yararlanılarak evlilik ve eş seçimiyle ilgili gerekli açıklamalar yapılmıştır.
Mutluluk ve sıkıntıları ile evlilik , bireylerin büyük bir çoğunluğu tarafından ulaşılmak istenen bir amaç olarak algılanmaktadır .Son yıllarda daha çok Batı toplumlarında yaygınlaşma eğilimi gösteren nikahsız birliktelik yaşantılarına rağmen , evlilik tüm dünya toplumlarında önemini korumakta ve desteklenmektedir. (Durmazkul 1991)
Günümüzdeki ilke ve kuralları belirlenmiş evlilik temeline dayalı aile kurumunun yaklaşık dört bin yıllık bir geçmişi vardır. M-Ö. İki bin yıllarında Mısır?da başlayan evlilik kurumu , toplum düzenini , kültür ve geleneklerin sürekliliğini , yeni nesillerin bakım ve eğitimini sağlayan bir kurum olarak süre gelmiş toplum , dini kurumlar ve devlet tarafından da desteklenmiştir. (Yıldırım 1992)
Evlilik olgusu sözleşmeye dayalı hukuki olduğundan hak ve sorumluluklar yönünden bireysel düzeyde değil toplumsal düzeyde bir ilişki biçimi olmaktadır. Evlilik toplumlara üretkenlik ve süreklilik sağladığı için toplumların çoğu evlilik dışı cinsel ilişkileri ve özellikle doğacak çocuk açısından ortaya çıkacak sorumlulukları belirli bir düzene bağlamaktadır. (Güngören 1988)
O?neill (1975) iki insanın evlenme kararını vermelerinde başlıca nedenler olarak; sevgi , güvenlik , ekonomik , refah , cinsellik ve duygusal paylaşımı saptamıştır. Ancak bu kararlar bireyden bireye olduğu gibi toplumdan topluma da bir değişme göstermektedir. (O?neill 1975)
Ülkemizde evlenme yaşıyla ilgili yapılan bir araştırmada kızlarda ortalama ilk evlenme yaşının 17.7 olduğu görülmüştür. Kırsal bölgelerde ise bu yaş 17.2 düşmektedir. Ayrıca endüstri ve hizmet sektöründe çalışanların yani kentlerde yaşayanlarında diğerlerine kıyasla daha geç evlendikleri görülmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde ve Türkiye de ise eğitimsizlik bir sonuç değil neden olarak görülebilir. Erken evliliklerde aile yapısında dengesizlik , yetişkin bir kişi olma özelliğini gösterememe daha çok rastlanan durumlardır. (Hacettepe dergisi 1985)
Yine yapılan bir araştırmaya göre , bazı batı toplumlarında özellikle son yıllarda görülen evlilik dışı birlikte yaşamaların yaygınlaşması yönündeki artış eğilimlerine rağmen , evlilik halen toplumların hemen tümünde önemini korumakta ve devlet tarafından teşvik edilmektedir. (VI. 5 yıllık Kalkınma planı 1989)
Üniversite öğrencileri üzerinde öğrencilerin Evlilik ve eş seçmeye ilişkin tercihleri konusunda Özgüven (1994) tarafından yapılan bir araştırmada , öğrencilere evlilikte ortaya çıkabilecek sorunlarda kimlerden yardım alabilecekleri sorulmuş ve dört seçenek verilmiştir. Bu soruya öğrencilerin % 36?sı aile büyüklerinden %23?ü yakın arkadaşlardan % 22? si başka kişilerden ve % 19?u ise aile danışmanlarından yardım isteyebilecekleri şeklinde cevap vermişlerdir. Aile danışmanlarından yardım almada , kızların ( % 23 ) oranı, erkeklere ( % 15 ) göre biraz daha yüksek bulunmuştur. ( Özgüven 1994)
Özgüven (1994)?nin üniversite öğrencileri üzerinde yaptığı bir araştırmada evliliğin neden gerekli olduğu sorusuna toplam kız ve erkek öğrencilerin %68?i yaşantılarını bir başkasıyla paylaşmak olarak cevaplandırmışlardır .Öğrencilerin cinsiyetlere göre yaşantılarını paylaşmak şeklinde ifade edilen cevap incelendiğinde , kızların %38?i ve erkeklerin ise %29? unun bu görüşe katıldığı görülmektedir. Evliliğin bir gereği olarak kız ve erkeklerin genelde yaşantıların bir başkası ile paylaşılması olduğu görüşünde birleştikleri görülmektedir. Çocuk sahibi olmak ileride yalnız kalmamak , evlilikte cinsel ilişkiye izin verilmesi ve ailenin baskısı gibi cevapların yüzdeleri ise düşük çıkmıştır. Öğrencilerin %10?u kadarı evliliğin gereğine inanmadıklarını ifade etmişlerdir. (Özgüven 1994)
Durmazkul ( 1991 ) tarafından yapılan benzer bir araştırmada da öğrencilerin büyük çoğunluğunun yaşamını bir eşle paylaşmak için evliliği düşündüklerini söyledikleri görülmüştür. (Durmazkul 1991)
Üniversite öğrencilerinin karşıt cins arkadaşlığı konusunda Özgüven ve Bilge (1996)?nin yaptıkları bir araştırmada öğrencilerin büyük çoğunluğunun (%84) karşıt cins arkadaşlığının eş seçimini etkilediği kanısında oldukları görülmüştür. (Bilge ve Özgüven 1996)
Üniversite öğrencilerinin eş seçme durumunda bireyde aradıkları nitelikler üzerinde yapılan bir araştırmada seçeneklerden ilk sırayı %33 ile eşin eğitim düzeyi %20 ile fiziki görünüm ile sağlık durumu , %16 ile yaş farkının olduğu görülmüştür. Bu araştırma cinsiyete göre incelendiğinde , yüzdelikler arasında biraz farklar olmakla birlikte , eğitim düzeyi kız ve erkeklerde ilk sırada yer almıştır. Erkeklerde fiziki görünüm kızlarda ise ekonomik durum ikinci sırayı almış , sağlık her iki cins içinde üçüncü sırada belirtilmiştir. Bu ilk üç sırayı erkeklerde sıra ile yaş farkı ve en sondada ekonomik durum kızlarda ise fiziki görünüm ile yaş farkı izlemiştir. (Durmazkul 1991)
















BÖLÜM III .
YÖNTEM
 Bu bölümde araştırmanın yöntemi , evreni ve örneklemi , verileri elde etme şekli ve yolları , bunların analiz teknikleriyle ilgili açıklamalara yol verilmiştir.
 3 .1. Araştırma Yöntemi
 Bu araştırmada veriler Anket-Survey yöntemi ile toplanmıştır. Araştırma uyguladığımız anket sonucu elde edilen bu veriler üzerinde yürütülmüştür.
 3 .2 . Araştırma Evreni
Bu araştırmanın evreni 1999-2000 öğretim yılında Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümünde okuyan öğrencilerden oluşmaktadır.
 3 .3. Araştırma Örneklemi
 Bu araştırmanın örneklemi 1999-2000 öğretim yılında Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümünde öğrenim gören 140 öğrenciden oluşmaktadır. Uygulama seçkisiz örnekleme yolu ile yapılmıştır.
 3 .4. Veri Toplama Araçları
Araştırmada üniversite öğrencilerinin eş seçimine ilişkin tutumlarını belirlemek amacıyla hazırlanan anket uygulanmıştır. Anketteki sorular çoktan seçmelidir.
Anketin geçerliği anketle ilgili olarak anketin sormak istediğini sorabilmesi yani konusuna uygunluğu ; cevaplayıcı yönünden ise ankete cevap verenin , samimi olarak istenene doğru olduğuna inandığı şekilde cevap vermiş olmasıdır.
Anketin güvenirliği ise anketteki soruların okuyana ve anketi cevaplandıracak olana her zaman aynı anlamı vermesi eğer okuyucu anketi tekrar cevaplandırmış olsaydı ikinci cevaplamanın birinci cevaplamaya olan uyumu yakınlığıdır.
Yukarıdaki bilgiler ışığında uygulanan anketin güvenilir ve geçerli olduğu sayıltısından hareket edilmiştir.
3 .5. Çözümleme Yöntemleri
Anket ile elde edilen ham verileri anlamlı hale getirebilmek amacıyla , bu verilerin niteliklerine uygun yüzde hesaplamaları yapılmıştır.
Sorular ait oldukları hipotezlere göre gruplanarak tablolaştırılmış , tabloların yorumu yapılarak hipotezlerin kabul görüp görmedikleri test edilmiştir.
















BÖLÜM IV
BULGULAR VE YORUM
 Bu bölümde hipotezler tek tek ele alınarak , bu hipotezlerle ilgili bulgular ayrı ayrı tablolaştırılmıştır. Bu bulgular ışığında hipotezlerin kabul veya reddedildiği belirtilerek , hipotezle ilgili kısa bir yorumlama yapılmıştır.
Araştırmanın giriş kısmında da belirtildiği gibi Eğitim Fakültesinde öğrenim gören Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümü öğrencilerinin eş seçimindeki kriterlerinin neler olduğu araştırılmıştır.
 4.1. Denence 1- Evlenecek bireyler ve aileleri sosyo-ekonomik ve kültürel yönden birbirlerine eşit veya yakın düzeyde olmalıdır.
 Bu hipotezi test etmek için ankete iki soru (1.ve 5.soru) konulmuştur. Bu soruların frekans ve yüzde değerleri Tablo-1?de verilmiştir.

Tablo-1
Soru:1 Evleneceğiniz kişinin ekonomik durumu Benden iyi olmalı Ben ondan iyi olmalıyım Aynı düzeyde veya bana yakın olmalı Benim için önemli değil
 f % f % f % f %
 21 15 15 11 79 56 25 18
 
Cinsiyeti N f % f % f % f %
Kız 70 19 27 2 3 43 61 6 9
Erkek 70 2 3 13 19 36 51 19 27
 Yukarıda Tablo 1?de de görüldüğü gibi ankete cevap veren 140 öğrenciden 21 öğrenci ( % 15 ) , evleneceği bireyin ekonomik açıdan kendisinden iyi durumda olmasını isterken 15 öğrenci ( % 11 ) kendisi evleneceği bireyden daha iyi durumda olmayı istemektedir. 79 öğrenci ( % 56 ) evleneceği bireyle ekonomik açıdan , aynı düzey yada birbirine yakın düzeyde olmayı istemektedir. 25 öğrenci ise ( % 18 ) ekonomik durumun kendileri için önemli olmadığını ifade ettikleri gözlenmiştir.
 Yukarıda Tablo da da görüldüğü gibi ankete cevap veren 70 kız öğrenciden ( %61 ) erkek öğrencilerinde ( % 51 )?nin evleneceği bireyle ekonomik açıdan aynı düzey yada birbirine yakın düzeyde olmayı istedikleri gözlenmiştir.
 Sonuç olarak ankete cevap veren 140 öğrenciden 79 öğrencinin evleneceği bireyle ekonomik açıdan aynı düzey yada birbirine yakın düzeyde olmayı istedikleri görülmüştür. Böylece bu sonuç % 56?lık bir oranla denencemizi desteklemiştir.
Tablo-1
Soru:5 Evleneceğiniz kişinin ailesinin sosyo ekonomik ve kültürel yapısı Benim ailemden üstün olmalı Benim ailemden düşük olmalı Aynı düzeyde veya bana yakın olmalı Önemli değil
 f % f % f % f %
 4 3 2 1 99 71 35 25

Cinsiyeti N f % f % f % f %
Kız 70 4 6 0 0 55 78 11 16
Erkek 70 0 0 2 3 44 63 24 34
 Yukarıda Tablo 1?de de görüldüğü gibi ankete cevap veren 140 öğrenciden 99 öğrenci ( % 71 ) evleneceği bireyin ailesiyle kendi ailesinin sosyo-ekonomik ve kültürel durumunun aynı yada birbirine yakın düzeyde olmasını , istemektedir. 35 öğrenci ( % 25 ) ailelerin sosyo-ekonomik ve kültürel yapılarının önemli olmadığını ifade etmişlerdir. Bunun yanında 2 öğrenci ( % 1 ) kendi ailesinin daha üstün olmasını isterken , 4 öğrenci nin ise ( % 3 ) evleneceği bireyin ailesinin daha üstün olmasını istedikleri gözlenmiştir.
 Yukarıda Tablo da da görüldüğü gibi ankete cevap veren 70 kız öğrenciden ( %78 ) erkek öğrencilerinde ( % 63 )?nün evleneceği bireyin ailesiyle kendi ailesinin sosyo-ekonomik ve kültürel durumunun aynı yada birbirine yakın düzeyde olmasını istedikleri görülmüştür.
Sonuç olarak ankete cevap veren 140 öğrenciden 99 öğrencinin evleneceği bireyin ailesiyle kendi ailesinin sosyo-ekonomik ve kültürel durumunun aynı yada birbirine yakın düzeyde olmasını istedikleri görülmüştür. Böylece bu sonuç % 71?lik bir oranla denencemizi desteklemiştir
YORUM :
 Evlenilecek bireyin birçok açıdan olduğu gibi ekonomik açıdan da aynı yada birbirlerine yakın düzeyde olmaları gerekir.Bu durum evliliğin yürütülmesinde daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.
 Evlenilecek bireylerin ailelerinin de aynı düzeyde veya birbirine yakın olması gerekir. Ekonomik açıdan bireyler veya aileler arasında büyük ölçüde farklılıklar olması zengin olan tarafın daha düşük ekonomik durumu olan taraf karşısında daha üstün duruma gelmesine neden olabilir. Tarafların bu durumu kabullenmesi ve rahatsızlık duymaması halinde bu durum sorun olarak yansımayabilir. Fakat bu durumun bir yada her iki taraf tarafından da kabullenilmemesi evli bireyler ve aileleri arsında belli sorunların gündeme gelmesine neden olabilir.
 Bireylerin ve ailelerin bu duruma bakış açısı ne olursa olsun , bir tarafın zengin diğer tarafın daha az gelirli olması , zengin aile lehinde bir eşitsizliğin gündeme gelmesine neden olur. Eşitsizlik üzerine kurulan bir evlilikte er yada geç birçok sorunun gündeme gelmesi kaçınılmazdır.
4.2. Denence 2- Eşlerin anlaşabilmeleri için aynı yada birbirine yakın eğitim düzeyinde olmaları gerekir.
 Bu hipotezi test etmek için ankete bir soru ( 3.soru) konulmuştur. Bu soruya verilen cevapların frekans ve yüzde değerleri Tablo-2?de verilmiştir.
Tablo-2
Soru:3 Evleneceğiniz kişinin
Eğitim durumu Benim ailemden üstün olmalı Benim ailemden düşük olmalı Aynı düzeyde veya bana yakın olmalı Önemli değil
 f % f % f % f %
 13  9 4 3  104 74 19 14

Cinsiyeti N f % f % f % f %
Kız 70 1 1 4 6  56  80  9 13
Erkek 70 12 17 0 0  48  69  10 14
Yukarıda Tablo 2?de de görüldüğü gibi ankete cevap veren 140 öğrenciden 13 öğrenci ( % 9 ) eğitimi kendisinden yüksek bir biriyle evlenmek isterken 4 öğrenci ( % 3 ) eğitimi kendisinden düşük bir bireyle evlenmek istemektedir.104 öğrenci ( %74 ) evleneceği bireyle aynı yada ona yakın düzeyde eğitimi olan bireyle evlenmek istemektedir. 19 öğrencinin ise ( %14 ) evleneceği bireyin kendini yetiştirmesi halinde eğitim düzeyinin önemli olmadığını ifade ettikleri gözlenmiştir.
 Yukarıda Tablo da da görüldüğü gibi ankete cevap veren 70 kız öğrenciden ( %80 ) erkek öğrencilerinde ( % 69)?nun evleneceği bireyle aynı yada birbirine yakın eğitim düzeyinde olmayı istedikleri gözlenmiştir.
Sonuç olarak ankete cevap veren 140 öğrenciden 104 öğrencinin kendisiyle aynı veya kendisine yakın eğitim düzeyine sahip bireylerle evlenmek istediği gözlenmiştir.Böylece bu sonuç % 74?lük bir oranla denencemizi desteklemiştir.
 
YORUM :
 Eğitim durumunun bireylerin sağlıklı bir evlilik sürdürebilmesi üzerinde küçümsenmeyecek ölçüde etkileri vardır .Bireylerin birbirlerini anlayabilmeleri ve paylaşımları açısından aynı düzeyde eğitime sahip olmaları gerekir.
 Yüksek öğrenimi bitirmiş , bir bireyle ilkokul mezunu bir bireyin ne oranda bir paylaşımı olabilir. Birbirlerini ne oranda anlayabilirler evliliğin sürdürülmesi , bireylerin birbirlerini kabullenmeleri ve kendilerince belli bir evlilik düzeni kurmalarıyla sağlanabilir. Fakat paylaşımcı ve her alanda birbirini anlayabilen bireylerin oluşturacağı birlikteliğin daha anlamlı olacağı kanısındayız. Böyle bir evlilik her iki birey içinde daha doyum sağlayıcı olacaktır. Aksi halde bireyler evliliği kurulan düzeni sürdürdükleri bir işlev olarak algılayacaklardır.
 Paylaşımlarını farklı insan ve nesnelere yönelterek , birbirleri dışındaki bu kişi ve nesneler aracılığıyla doyum sağlamaya çalışacaklardır. Bu durumda bireylerin birbirinden bu alanda uzaklaşmalarına ve ilerde dolaylı olarak bazı sorunlar yaşayabilmelerine neden olabilir. Bu nedenle evlenecek bireylerin aynı veya birbirine yakın eğitim düzeyinde olması daha sağlıklı bir birlikteliği sağlayabileceğini söyleyebiliriz.
4.3. Denence 3- Aşk evlilik kararının verilmesinde önemli bir etkendir , ama tek kriter değildir.
 Bu hipotezi test etmek için ankete bir soru ( 7.soru) konulmuştur. Bu soruya verilen cevapların frekans ve yüzde değerleri Tablo-3?de verilmiştir.

Tablo-3
Soru : 7
Aşk Evlilikteki
tek
kriterimdir Önemlidir
fakat tek
kriterim
değildir Evlilik
kararımı
vermede
etkili değildir Olursa iyi
Olur ama şart
değil
 f % f % f % f %
 11  8   103  73  5 4  21  15



Cinsiyeti N f % f % f % f %
Kız 70 6  9 57  81  0  0  7  10
Erkek 70 5  7 46  66  5  7  14 20
 Yukarıda Tablo 3?de de görüldüğü gibi ankete cevap veren 140 öğrenciden 11 öğrenci ( % 8 ) evlilikte aşkı tek kriter olarak görürken , 5 öğrenci ( % 4 ) aşkın evlilikte karar vermede etkili olmadığını 21 öğrenci ( % 15 ) evlilikte aşkın olmasını fakat bunun şart olmadığını 103 öğrencinin ise ( % 73 ) aşkı önemli bulduğu fakat tek kriterinin aşk olmadığını ifade ettiği görülmüştür.
Yukarıda Tablo da da görüldüğü gibi ankete cevap veren 70 kız öğrenciden ( %81 ) erkek öğrencilerinde ( % 66)?nın evlilikte aşkın önemli fakat tek kriter olmadığını söyledikleri görülmüştür.
Sonuç olarak ankete cevap veren 140 öğrenciden 103 öğrencinin evlilikte aşkı önemli buldukları fakat bunun tek kriter olmadığını ifade ettikleri görülmüştür.Böylece bu sonuç % 73?lük bir oranla denencemizi desteklemiştir.
 YORUM :
 Aşkla birlikte gelen evlilik anlamlı ve hoş duyguların hakim olduğu bir ortamı da beraberinde getirir. Aşk olmadan da evlilik yürütülür , fakat aşkında mevcut olduğu evlilik çok daha anlamlı ve mutluluk verici olacaktır. Bazı bireyler mantık evliliğinin her zaman daha sağlıklı ve uzun süreli olacağını düşünürler , fakat aşkın olmadığı evlilik insanlara ne derece mutluluk getirir.
 Aşk mutlaka önemli bir etkendir fakat tek kriter olmamalıdır. Çünkü sadece aşık olduğu için kendisiyle aynı düzeyde olmayan biriyle evlenen bireyin evliliği , beraberinde birçok problemi , dolayısıyla da mutsuzluğu gündeme getirecektir. Bu yüzden tek kriter olmamalıdır.
 Mantık çerçevesinde fakat sevdiğimiz bir kişiyle evlenmek , daha sağlıklı ve uzun ömürlü bir evlilik sağlayabilir.
4.4. Denence 4- Evlenecek bireyin psikolojik açıdan evliliğe hazır olması ve kimliğini bulması evliliği olumlu yönde etkiler.
 Bu hipotezi test etmek için ankete bir soru ( 6.soru) konulmuştur. Bu soruya verilen cevapların frekans ve yüzde değerleri Tablo-4?de verilmiştir.

Tablo- 4

Soru : 6
Psikolojik olarak kendinizi
evliliğe hazır hissedip
hissetmemeniz kararınızı Kesinlikle
Etkiler  Etkilemez  Etkiler ama
Kararımı
Değiştirmeme
Sebep olmaz
  Kararımı
Ertelememe sebep olur
 f % f % f % f %
 79  56   8  6  24 17  29  21

Cinsiyeti N f % f % f % f %
Kız 70 44  63   0  0  10  14  16  23
Erkek 70 35  50  8  11  14  20  13  19
 Yukarıda Tablo 4?de de görüldüğü gibi ankete cevap veren 140 öğrenciden 8 öğrenci ( % 6 ) psikolojik olarak evliliğe hazır olup olmamanın kararını etkilemeyeceğini 29 öğrenci ( % 21 ) bu durumun kararını ertelemesine neden olabileceğini 24 öğrenci (%17) bu durumun kararını etkileyeceğini fakat değiştirmesine neden olmayacağını 79 öğrencinin ise ( % 56 ) bu durumun kararını kesinlikle etkileyeceğini ifade ettikleri görülmüştür.
Yukarıda Tablo?da da görüldüğü gibi ankete cevap veren 70 kız öğrenciden ( %63 ) erkek öğrencilerinde ( % 50)?nin bu durumun kararlarını kesinlikle etkileyeceğini ifade ettikleri görülmektedir.
Sonuç olarak ankete cevap veren 140 öğrenciden 79 öğrencinin psikolojik olarak evliliğe hazır olup olmamalarının karalarını kesinlikle etkileyeceğini ifade ettikleri görülmektedir.Böylece bu sonuç % 56?lık bir oranla denencemizi desteklemişti
 YORUM:
 Evlilik insanoğlunun hayatındaki en önemli dönüm noktasıdır. Bireyin evlilik kararını vermesiyle birlikte alışkın olduğu ortamdan çok daha farklı bir ortama geçişi sağlanmış olacak , bu durumda bir çok sorumluluk ve yükü beraberinde getirecektir. Bu yüzden bireyler bu kararı vermekte güçlük çekmektedirler.
 Psikolojik olarak bireyin kendini evliliğe hazır hissetmesi gerekir. Evliliğe kendini hazır hissetmeyen bireyin bu kararı vermesi ve gerçekleştireceği evliliği sağlıklı bir şekilde yürütmesi daha güç olacaktır. Gerçekleştirilmiş olan evlilik bireye mutluluk ve doyum sağlayacağı yerde taşınmak zorunda bir yük olarak gelmesi olası bir ihtimaldir. Evlenecek olan bireyin , bu evliliği istemesi ve kendini bu birlikteliği yürütmeye hazır hissetmesi gerekir.
Psikolojik olarak evliliğe hazır olmak ikinci bir etken olmasına rağmen , evliliğin sağlıklı bir biçimde yürütülebilmesi konusunda gerekli bir etken olduğu kanısındayız.
4.5. Denence 5- Fiziksel durum bireylerin evlilik kararlarını vermesinde bireylerin aradığı özellikteyse yeterlidir.
 Bu hipotezi test etmek için ankete bir soru ( 2.soru) konulmuştur. Bu soruya verilen cevapların frekans ve yüzde değerleri Tablo-5?de verilmiştir.
Tablo- 5

Soru : 2
Evleneceğiniz kişinin
fiziksel durumu  Benim için
önemli İlk etapta
önemli sonra önemini
yitiriyor  Benim
Aradığım
Özellikteyse
Yeterli  Fark etmez
 f % f % f % F %
 7  5   48  34  80  57  5  4



Cinsiyeti N f % f % f % F %
Kız 70  2  3  33  47  32  46  3  4
Erkek 70  5  7  15  21  48  69  2  3
 Yukarıda Tablo 5?de de görüldüğü gibi ankete cevap veren 140 öğrenciden 7 öğrenci ( % 5 ) evlilikte fiziksel durumun önemli olduğunu , 5 öğrenci ( % 4 ) fiziksel durumun fark etmediğini 48 öğrenci ( % 34 ) fiziksel durumun ilk etapta önemli olmasına rağmen daha sonra önemini yitirdiğini 80 öğrencinin ise ( %57 ) evlenecekleri kişinin aradığı özelliklere sahip olmasının yeterli olacağını ifade ettikleri görülmüştür.
Yukarıda Tablo?da da görüldüğü gibi ankete cevap veren 70 kız öğrenciden %47 fiziksel durumun ilk etapta önemli olduğu fakat daha sonra önemini yitirdiğini söyledikleri erkek öğrencilerinde % 69?nun fiziksel durumun aradığı özelliklerdeyse yeterli olacağını ifade ettikleri görülmüştür..
Sonuç olarak ankete cevap veren 140 öğrenciden 80 öğrencinin fiziksel durumun kendisi için aradığı özellikteyse yeterli olduğunu söyledikleri görülmüştür.Böylece bu sonuç % 57?lik bir oranla denencemizi desteklemiştir.
 YORUM :
 Tanımadığımız bir insanı ilk etapta , fiziksel özellikleriyle değerlendiririz , fakat belli bir tanıma sürecinden sonra , o bireyi fiziksel durumundan ziyade kişilik özellikleriyle tanımlarız.
 Evlilik kararı esnasında da özellikle danışıklı dönüşüklü evliliklerde ilk etapta bireyin fiziksel özelliklerinin aranana uygun olması beklenir. Fakat belli bir tanıma sürecinden sonra bunlar yerini kişilik özellikleri gibi daha somut değerlere bırakır.
 Ankete cevap veren öğrencilerin büyük bir kısmı aradıkları özelliklere sahip olan bireyin isteklerini karşılamada yeterli olacağını ifade etmişlerdir.
4.6. Denence 6- Evlenecek bireylerin anlaşabilmeleri için dini ve siyasi görüşlerinin aynı yada birbirine yakın olması gerekir.
 Bu hipotezi test etmek için ankete iki soru ( 9.ve10.soru) konulmuştur. Bu soruya verilen cevapların frekans ve yüzde değerleri Tablo-6?da verilmiştir.

Tablo- 6

Soru : 9
Evleneceğiniz kişinin
Dini görüşü  Benim aynı
Olmalı  Din benim
için kriter
değildir  Farklı
Görüşte
olmayı tercih
ederim Görüşlerimiz
Aynı olsa iyi
Olur ama şart
değil
 f % f % f % F %
 106  76   7  5  2  1  25  18

Cinsiyeti N f % f % f % F %
Kız 70  58  83  3  4  1  1  8  12
Erkek 70  48  69  4  6  1  1  17  24
 Yukarıda Tablo 6?da da görüldüğü gibi ankete cevap veren 140 öğrenciden 106 öğrenci ( % 76 ) evleneceği kişinin dini görüşünün kendisiyle aynı olmasını isterken 7 öğrenci ( %5 ) dinin kendisi için , kriter olmadığını ifade etmiştir. Farklı görüşte olmayı 2 öğrenci ( % 1 ) istemiştir. 25 öğrencinin ise ( % 18 ) dini görüşün aynı olmasının iyi olacağını fakat bunun şart olmadığını iade ettikleri görülmüştür.
Yukarıda Tablo?da da görüldüğü gibi ankete cevap veren 70 kız öğrenciden % 83 erkek öğrencilerinde % 69?nun evleneceği bireyle aynı dini görüşe sahip olmayı istedikleri görülmüştür.
Sonuç olarak ankete cevap veren 140 öğrenciden 106 öğrencinin evleneceği bireyle aynı dini görüşe sahip olmayı istedikleri gözlenmiştir.Böylece bu sonuç % 76?lik bir oranla denencemizi desteklemiştir.



Tablo- 6
Soru : 10
Evleneceğiniz kişinin
Siyasi görüşü  Benim aynı
Olmalı  Benim için
Önemli
değil  Farklı
Görüşte
olmayı tercih
ederim Görüşlerimiz
Aynı olsa iyi
Olur ama şart
değil
 f % f % f % f %
 53  38   3  2   25  18   59  42

Cinsiyeti N f % f % f % f %
Kız 70  31  44  2  3  13  19  24  34
Erkek 70  22   32  1  1  12  17  35  50

 Yukarıda Tablo 6?da da görüldüğü gibi ankete cevap veren 140 öğrenciden 53 öğrenci ( % 38 ) evleneceği bireyle aynı siyasi görüşe sahip olmak isterken 3 öğrenci ( % 2 ) bunun kendisi için önemli olmadığını ifade etmiştir. 25 öğrenci ( %18 ) farklı görüşte olmayı istemekte 59 öğrenci ise ( %42 ) evleneceği bireyle siyasi görüşünün aynı olmasının iyi olacağını , fakat bunun şart olmadığını ifade etmişlerdir.
Yukarıda Tablo?da da görüldüğü gibi ankete cevap veren 70 kız öğrenciden % 44?nün evleneceği bireyle aynı siyasi görüşe sahip olmayı , erkek öğrencilerinde % 50?nin siyasi görüşünün aynı olmasının iyi olacağını , fakat bunun şart olmadığını ifade ettikleri gözlenmiştir.
Sonuç olarak ankete cevap veren 140 öğrenciden 59 öğrencinin evleneceği bireyle siyasi görüşünün aynı olmasının iyi olacağını , ifade ettikleri görülmektedir.bu sonuç denencemizi desteklememektedir.
 YORUM :
 Din ve siyaset hayatımızda yeri olan önemli unsurlardır. Bunlar çoğu zaman insanların yaşam tarzını da etkiler. Dolayısıyla farklı görüşlerde olan bireylerin birlikteliğini de olumsuz yönde etkiler. Her ne kadar eşler arsında karşılıklı saygı ve hoşgörüyle bu durum aşılmaya çalışılsa bile , çoğu zaman güçtür.
 Evlenecek bireylerin sağlıklı ve uzun ömürlü bir evlilik hayatı sürdürebilmeleri için aynı yada birbirine yakın görüşlere sahip olmaları gerekir.

4.7. Denence 7- Bekaret evlilik kararının verilmesinde önemli bir etkendir.

Bu hipotezi test etmek için ankete bir soru ( 12.soru) konulmuştur. Bu soruya verilen cevapların frekans ve yüzde değerleri Tablo-7?de verilmiştir.

Tablo- 7

Soru : 12
Evlilikte bekaret Benim için
Önemli
 Benim için
Önemli
Değil Benim için
önemli değil
fakat toplum
baskısı kararımı değiştirmeme
neden olur Duruma ve
Kişiye göre
Değişir
 f % F % f % f %
 106 76 9 6 15 11 10 7

Cinsiyeti N f % f % f % f %
Kız 70  47   68  7  10  8  11  8  11
Erkek 70  59  84  2  3  7  10  2  3
 Yukarıda Tablo 7?de de görüldüğü gibi ankete cevap veren 140 öğrenciden 106 öğrenci ( % 76 ) evlilikte bekaretin kendileri için önemli olduğunu ifade etmişlerdir. 9 öğrenci ( % 6 ) kendileri , için bekaretin önemli olmadığını 10 öğrenci ( % 7 ) duruma ve kişiye göre değişeceğini 15 öğrencinin ise ( %11 ) bekaretin kendisi için , önemli olmadığını fakat toplum baskısının kararını değiştirmesine neden olacağını ifade ettikleri görülmüştür.
 Yukarıda Tabloda da görüldüğü gibi ankete cevap veren 70 kız öğrencinin %68 erkek öğrencilerinde % 84?nün evlilikte bekaretin kendileri için önemli olduğunu ifade ettikleri görülmüştür.
 Sonuç olarak ankete cevap veren 140 öğrenciden 106 öğrencinin evlilikte bekaretin kendileri için önemli olduğunu ifade ettikleri gözlenmiştir. Böylece bu sonuç % 76?lık bir oranla denencemizi desteklemiştir.
 YORUM :
 Bekaret toplumdan topluma değişen bir olgudur. Toplumların geleneksel yapıları , inanç ve düşünceleri bekaret anlayışını değişik şekillerde etkilemektedir. Öyle ki bazı toplumlar da önemini kaybetmişken , bazı toplumlarda ise bizim toplumumuzda olduğu gibi namus olgusuyla eşdeğerde tutulmaktadır. Bu durum özellikle bayanlara mal edilmektedir.
 Toplumumuzda erkeklerde bakirelik aranmıyor , fakat bayanlarda ısrarla aranan bir husus olarak görülmektedir. Kanımızca bu anlayış süreç içerisinde değişecektir. Toplumumuzda evlilikte bekaret konusu hassas bir konu olarak görünmektedir ve evlilikte bekaret aranmaktadır.
 Anketteki Diğer Sorular ve Sonuçları ( 4.8.11.13.14. sorular )
Soru 4
Anketteki bu soruya cevap veren 140 öğrenciden 71 öğrencinin ( % 51 ) mutlaka çalışan biriyle evlenmek isterken 4 öğrenci ( % 3 ) kesinlikle çalışmayan biriyle evlenmek istemektedir. 45 öğrenci ( %32 ) bu kararı evleneceği bireyin isteğine bırakırken 20 öğrencinin ise ( % 14 )evleneceği bireyin çalışıp çalışmamasının fark etmeyeceğini söyledikleri görülmüştür.
Ankete cevap veren 70 kız öğrenciden % 92 evleneceği bireyin mutlaka çalışması gerektiğini , erkek öğrencilerinde %60?nın bu kararı evleneceği kişinin isteğine bıraktığı görülmüştür.


YORUM :
Evlenmeyi düşünen bireyler genellikle çalışan biriyle evlenmeyi tercih etmektedirler. Bunun nedeni olarak her geçen gün zorlaşan hayat şartlarını gösterebiliriz. Evde sadece bir kişinin çalışması aile giderlerini karşılamaya yetmemektedir. Bu kişi ek iş yapsa da bu yetersiz kalabilmektedir.
Bu nedenle evlilikte bireyler her iki tarafında çalışmasını daha uygun bulmaktadır. Bireyler gerek ekonomik gerek toplumsal birçok nedenlerden ötürü çalışan bireylerle evlenmeyi istemektedir.
 Soru 8
 Anketteki bu soruya cevap veren 140 öğrenciden 40 öğrenci (%28 ) insan psikolojisinden anlamanın evlilik kararı üzerinde tamamıyla etkisinin olduğunu 36 öğrencinin ( %26 ) kısmen olabilir dediği 63 öğrencinin ( % 45 ) büyük ölçüde olabilir dediği 1 öğrencinin ise ( %0.7 ) yoktur dediği gözlenmiştir.
 Ankete cevap veren 70 kız öğrencinin % 44?nün insan psikolojisinden anlamanın evlilik kararları üzerinde etkisinin tamamıyla vardır dediği erkek öğrencilerinde %57?nin büyük ölçüde olabilir dediği gözlenmiştir.
Soru 11
 Anketteki bu soruya cevap veren 140 öğrenciden 13 öğrenci ( %9 ) evleneceği bireyin kıskanç olmasını isterken , 8 öğrenci ( %6 ) kesinlikle kıskanç olmasını istememektedir. 108 öğrenci ( % 77 ) evleneceği bireyin yerine göre kıskanç olmasını isterken 11 öğrencinin ise (%7 ) evleneceği bireyin kıskanç olup olmamasının fark etmeyeceğini ifade ettiği görülmüştür.
 Ankete cevap veren 70 kız öğrencinin % 87 si erkek öğrencilerinde % 67?nin evleneceği bireyin yerine göre kıskanç olmasını istedikleri görülmüştür.



YORUM :
 İnsanoğlunun yapısında kıskançlık vardır. Fakat biz insanlar bunu çeşitli savunma mekanizmaları kullanarak bastırmaya veya bu durumu daha olumlu bir şekilde yansıtmaya çalışırız.
 İnsanoğlu mülkiyetçi bir zihniyete sahiptir. Sahip olduğu şeyleri başkalarıyla paylaşmak istemez , kişide oluşan bu durum kıskançlığı da beraberinde getirir. Belli bir noktaya kadar kıskançlık bastırılabilmesine rağmen bir noktadan sonra kişi değişik şekillerde tepkisini ortaya koyar. Kanımızca öğrencilerin yerine göre kıskanç bir bireyle evlenmek istemeleri de her alanda kıskançlık gösteren biriyle yaşamanın güçlüğünden kaynaklanmaktadır.
Soru 13
 Ankete cevap veren 140 öğrenciden 90 öğrenci (%64 ) flört ederek evlenmek istemektedir. 4 öğrenci ( %3 ) görücü usulü evlenmek istemektedir. 29 öğrenci ( %21 ) görücü usulü fakat karar öncesi bir süre flört ederek evlenmeyi istemektedir.17 öğrencinin ise ( %12 ) nasıl bir yöntemle evleneceğinin fark etmeyeceğini ifade ettikleri görülmüştür.
 Ankete cevap veren kız öğrencilerin %68?nin erkek öğrencilerinde % 60?nın flört ederek evlenmek istedikleri görülmüştür.
YORUM :
 Evlilik kararının verilmesinde , kimileri görücü usulü evliliği daha sağlıklı ve sağlam temelleri olan bir yol olarak düşünürken , kimileri ise bunun yanlış olduğunu evlenecek bireylerin belli bir flört sürecinden sonra bu kararı vermesi gerektiğini ifade etmektedirler.
 Flört esnasında bireyler birbirlerini tanıma imkanı bulurlar. Fakat her iki tarafında kısmen maske kullanması mümkündür. Bireyler birbirlerine karşı ne kadar açık olmak isteseler de bunu tam anlamıyla gerçekleştiremeyebilirler. Bunun sonucunda da hayal kırıklığı ve mutsuz bir evlilik ortaya çıkabilir. Birey flört ettiği kişinin aile ortamını ve çevresini yeterince tanıma imkanı bulamayabilir. Bu durum da ilerde aileler arasında bazı anlaşmazlıkların ortaya çıkmasına neden olabilir.
 Görücü usulü evliliklerde ise bu olumsuzluklar daha nadir görülmektedir. Görücü usulü evlilikte bireyler , bir çok konuda kendilerine uygun bireylerle evlenmek istediklerinden , ortaya çıkabilecek bir çok problem daha başından engellenmektedir.
 Bütün bunlara rağmen görücü usulü evlilikte bireyler birbirlerini yeterince tanıma olanağı bulamayabilirler. Bu yüzden görücü usulü fakat bir süre flört ederek gerçekleştirilen evlilik daha sağlıklı olacaktır. Böylece hem evlilik sağlam temeller üzerine kurulmuş , hem de evlenmeyi düşünen bireylerin birbirlerini tanıma ve anlaşabilmelerine olanak sağlanmış olacaktır.

Soru 14
 Ankete cevap veren 140 öğrenciden 32 öğrenci (%23) evleneceği bireyle her konuda anlaşabilmesi gerektiğini ifade ederken 102 öğrenci ( %73 ) evleneceği bireyle birbirlerini anlayabilmelerinin yeterli olacağını , ifade etmişlerdir. 6 öğrenci ( % 4 ) kısmen anlaşabilmeyi yeterli görmektedir. Hiçbir öğrenci çoğu konularda zıt olmayı istememektedir.
 Ankete cevap veren kız öğrencilerin %74?nün erkek öğrencilerinde % 71?nin evleneceği bireyle birbirlerini anlamalarının yeterli olacağını ifade ettikleri görülmüştür.
 YORUM :
 Sağlıklı bir aile ortamının sağlanabilmesi ve bunun devam ettirilebilmesi için , bireylerin birbirleriyle anlaşabilmeleri gerekir. Anlaşabilmek her konuda aynı düşünce ve davranışa sahip olmak anlamına gelmemelidir. Her konuda kendimizle aynı düşünce ve davranışa sahip biriyle evlenmek yerine , kendisini anlayabileceğimiz ya da uyum sağlayabileceğimiz biriyle evlenmek daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.
 Evleneceğimiz bireyin muhtemelen bizden farklı olan yönleri olacaktır. Önemli olan o bireyin bizden farklı yönlerinin olması değil , bizim bu farklı yönlere bakış açımızdır.
 Her insanın iyi olarak değerlendireceğimiz yönleri olabileceği gibi iyi olmadığını ifade ettiğimiz yönleri de olabilir. Bazen biz kendi kendimizle bile uzlaşamıyor olabiliriz. Bu nedenle evlilik kararında bireylerin kendini anlayabilecek biriyle evlenmesi daha sağlıklı olacaktır. Önemli olan evliliği düşünen iki bireyin birbirini anlayabilmesi ve uzlaşabilmeleridir.




















BÖLÜM V
İNSAN GÜCÜ VE TAKVİM
Bu araştırmanın yürütülmesinde araştırmacılar tek başlarına sorumlu olmakla birlikte araştırma yaklaşık 10 hafta sürmüştür. Ayrıca aşağıda belirtilen işlerde uzman yardımına başvurulmuştur.
 1- Anketin hazırlanması ve uygulanması  3 Hafta
 2- Anketi tasnif ve kontrolü  2 Hafta
 3- İstatistiksel analizlerin yapılması 1 Hafta
 4- Raporun yazılması ve basılması 4 Hafta











BÖLÜM VI
ÖZET YARGI SONUÇ VE ÖNERİLER
 Bu bölümde araştırmada ortaya çıkan bulgulara dayalı olarak varılan sonuçlar ve öneriler aşağıda sunulmuştur:
 ÖZET :
 Ankete cevap veren öğrenciler genellikle , her alanda uyum yapabilecekleri bireylerle evlenmeyi istemektedirler. Bireyler gerek eğitim , gerekse sosyo-ekonomik ve kültürel açıdan , gerekse düşünce yapısı bakımından kendileriyle aynı veya kendilerine yakın olan bireylerle evlenmeyi tercih etmektedirler.
 Ankete cevap veren öğrenciler çoğunlukla flört ederek verilen bir karar sonucu evlenmeyi gerçekleştirmeyi istemektedir. Bireyin kendisini psikolojik olarak evliliğe hazır hissedip hissetmemesi , bu kararı olumlu veya olumsuz yönde etkilemektedir.
 Ankete cevap veren öğrenciler bekarete önem verdiklerini ve evleneceği bireyin yerine göre kıskanç olmasını istediklerini ifade etmişlerdir. Evlilikte aşkın önemli bir unsur olduğunu ama tek kriter olmadığını belirtmişlerdir. Fiziksel olarak ise , aradıkları özelliklere sahip biriyle evlenmenin kendileri için yeterli olacağını belirtmişlerdir.
 SONUÇ :
 Araştırmada test edilen hipotezlerden elde edilen sonuçlar kısaca şu şekildedir :
 Eşlerin anlaşabilmeleri için , aynı yada birbirine yakın eğitim düzeyinde olmaları gerekir. Evlenecek bireyler ve aileleri sosyo-ekonomik ve kültürel yönden birbirlerine eşit veya yakın düzeyde olmalıdırlar.
 Evlenilecek bireyin fiziksel durumu bireyin aradığı özellikteyse yeterli olmaktadır. Evlenecek bireyler mutlaka çalışan bir bireyle evlenmelidirler.
 Bireyin psikolojik olarak kendini evliliğe hazır hissedip hissetmemesi evlilik kararını kesinlikle etkiler. Aşk evlilikte önemli bir unsurdur fakat tek tek kriter olmamalıdır.
 Evlenmeyi düşünen bireyler birbirleriyle aynı veya birbirine yakın siyasi ve dini görüşe sahip olmalıdırlar. Evlenilecek birey yerine göre kıskanç olmalıdır.
 Toplumumuzda evlilikte bekaret önemlidir. Evlilik kararı görücü usulü , fakat karar öncesi bir süre flört edilerek verilmelidir. Evlenecek bireylerin evlenecekleri bireylerle , birbirlerini anlayabilmeleri yeterli olacaktır
 ÖNERİLER :
Araştırma Bulguları Çerçevesinde Şu önerilerde Bulunabiliriz :
 Evlilik kararını verme çok önemli bir hadisedir. Karar vermeden önce, evlenilmek istenilen bireyle evlenecek bireylerin her alanda birbirlerine uygun olup olmadıklarını değerlendirmeleri gerekir. Sağlıklı ve mutlu bir birlikteliğin dolayısıyla sağlıklı ve mutlu bir toplumun devamı açısından; gerek duygu ve düşünce gerekse sosyo kültürel ve ekonomik bağlamda bireylerin birbirleriyle uyum sağlayabilmeleri gerekir. Buda daha mantıklı ve uygun karalar verilerek sağlanabilir.
 1 ) Evlenmek isteyen birey evleneceği bireyle aynı yada birbirine yakın eğitim düzeyinde olmalıdır. Evlenecek bireyler arasındaki eğitim farkı fazla olmamalıdır.
 2 ) Evlenilmek istenilen birey ve ailesi ile sosyo-ekonomik ve kültürel yönden , aynı veya birbirine yakın düzeyde olunması gerekir.
 3 ) Evlilikte eş seçiminde fiziksel durum ilk etapta önemli olabilir fakat daha sonra yerini farklı kriterlere bırakacaktır. Bu nedenle aranılan özelliklere sahip bir bireyle evlenmeyi düşünmek daha sağlıklı olacaktır.
 4 ) Her geçen gün zorlaşan hayat şartlarını dikkate aldığımızda , bireylere çalışan biriyle evlenmelerini önermemiz daha mantıklı olacaktır.
 5 ) Bireyler kendilerini psikolojik olarak evliliğe hazır hissetmeden , evlilik kararını vermemelidirler.
 6 ) Aşk , evlilikte önemli bir unsur olmasına rağmen evlilikte tek kriter aşk olmamalıdır.
 7 ) Evlenecek bireylerin dini ve siyasi düşünceleri aynı veya birbirine yakın düzeyde olmalıdır.
 8 ) Bireylerin birbirini kıskanması istenmeyen bir durumdur. Fakat bireylerin aşırıya kaçmamak , şartıyla yerine göre birbirini kıskanması istenilen bir davranış olabilir. Yerine göre bu duygunun ifade edilmesi de gerekebilir.
 9 ) Toplumumuzda evlilikte bekaret aranılan bir unsurdur. Muhtemelen bu durum ilerde de önemini koruyacaktır. Bu yüzden evlilikte bekaret aranılmaktadır ve önemlidir.
 10 ) Bireylerin çoğu evlilikte karar vermeden önce flört edilmesi gerektiğini ifade etmelerine rağmen , evliliğin daha sağlıklı ve uzun ömürlü olması için görücü usulü fakat karar öncesi bir süre flört edilerek evlilik kararı verilmelidir.
 11 ) Evlenecek bireylerin sağlıklı ve uzun ömürlü bir evlilik sürdürebilmeleri için , birbirlerini anlayabilmeleri gerekir.




















BÖLÜM VII .
KAYNAKLAR
1- Atabek , E.   Kışkırtılmış Erkeklik Bastırılmış Kadınlık, İstanbul
Altın Kitaplar Basımevi, 1989 .
2- Arkun , N. Türkiye de Evlenme ve Boşanmalar Hakkında Psiko-Sosyol
bir Araştırma , İstanbul Üniversitesi Edeb. Fak.Yayınları ,1965.
3-Arıkan , Ç . Yoksulluk Evlilikte Geçimsizlik ve Boşanma II. Baskı Şafak
Matbaası , Ankara . 1992 .
4-Başar , E . Eğitim Sosyolojisi Eser Matbaası , Samsun . 1994 .
5-Beauvoir , Simone De Le Deuxame sexe ( Kadın? İkinci Cins ) , İstanbul Payel
Yayınları ,(Çeviren : Bertan Onaran) 1970.
6- Cüceloğlu D. İnsan ve Davranışı 3. Baskı , İstanbul Remzi Kitapevi, 1992.
7- Durmazkul , A . Cinsiyete Göre Üniversite Öğrencilerinin Eş Seçimi Tercih
leri , Yüksek Lisans Tezi Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fak.
PDR . Bölümü Ankara , 1991.
8-Erkan , G. Boşanmanın Çocukların Benlik Tasarımı Düzeyine Etkisi.
Yayınlanmamış Doktora Tezi . Hacettepe Üniv. Ankara ,1986.
9- Eker , E . Evlilik Sorunları , İstanbul Say Yayınları .1993.
10- Fromm , E. Sahip Olmak ya da Olmamak 1976 .
11- Güngören , A. Cadıların Gün Batımı , Yol Yayınları, Tuba Matbaası, İs
tanbul , 1998 .
12- Hacettepe Ü.  Sosyal Hizmetler Yüksekokulu dergisi cilt 3 sayı 1-2 1985.
13- Millett , K . Sexual Politcs (Cinsel Politika ) Payel Yayınevi İstanbul .1969.
Çeviren : (Seçkin Selvi )
14- Özgüven , İ.E. Evlilik ve Aile Terapisi Pdrem Yayınları ,Ankara.2000.
15-Russell , B . Evlilik ve Ahlak , II . Baskı Say Yayınları , İstanbul . 1993 .
16- Rich , W. Die Sexualitaet im Kulturkampf ( Cinsel Devrim ) Payel Yayınevi ,
İstanbul . 1974. (Çeviren:Bertan Onaran )
17- Tan , H. Psikolojik Yardım İlişkileri Danışma ve Psikoterapi Milli Eğitim
İstanbul 1984.
18- Yıldırım , İ . Evli Bireylerin Uyum Düzeylerini Etkileyen Bazı Etmenler
Doktora Tezi, H.Ü.E.F. Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik. Bölümü Ankara , 1992 .
 








EK - 1
ANKET
 Açıklama :
Bu anket üniversite öğrencilerinin eş seçimlerinde ki kriterlerini öğrenmek amacıyla hazırlanmıştır. Anket çoktan seçmeli sorulardan oluşmaktadır. Size en uygun seçeneğin başına cevap kağıdında (x) işaretini koyunuz.
Bu anketin geçerliği; soruları dikkatli okumanıza ve samimi cevaplar vermenize bağlıdır. Vereceğiniz cevaplar gizli tutulacak başka hiçbir yerde kullanılmayacaktır.
Bu anketin cevaplandırılmasında gösterdiğiniz yardım ve ilgiden dolayı teşekkür ederiz.












CEVAP ANAHTARI

Cinsiyetiniz

Kız ( ) Erkek ( )







1- Evleneceğim kişinin ekonomik durumu;
? Benden iyi olmalı
? Ben ondan iyi olmalıyım
? Aynı düzeyde veya bana yakın olmalı
? Benim için önemli değil
2- Evleneceğim kişinin fiziksel durumu;
? Benim için önemli değil
? İlk etapta önemli fakat daha sonra önemini yitiriyor
? Benim aradığım özellikteyse yeterli
? Fark etmez
3- Evleneceğim kişinin eğitim durumu;
? Benden yüksek olmalı
? Benden düşük olmalı
? Aynı düzeyde veya bana yakın olmalı
? Kendini yetiştirmişse önemli değil
4- Evleneceğim kişi;
? Mutlaka çalışmalı
? Kesinlikle çalışmamalı
? Bu karar evleneceğim kişinin isteğine bağlı olmalı
? Fark etmez

5- Evleneceğim kişinin ailesinin sosyo -ekonomik ve kültürel yapısı;
? Benim ailemden üstün olmalı
? Benim ailemden düşük olmalı
? Aynı düzeyde veya benim aileme yakın olmalı
? Önemli değil
6- Psikolojik olarak kendimi evliliğe hazır hissedip hissetmemeniz kararımı;
? Kesinlikle etkiler
? Etkilemez
? Etkiler ama kararımı değiştirmeme sebep olmaz
? Kararımı ertelememe sebep olur
7- Aşk;
? Evlilikte tek kriterimdir
? Önemlidir fakat tek kriterim değildir
? Evlilik kararımı vermemde etkili değildir
? Olursa iyi olur ama şart değildir
8-  İnsan psikolojisinden anlamanın evlilik kararım üzerindeki etkisi;
? Tamamıyla vardır
? Kısmen olabilir
? Büyük ölçüde olabilir
? Yoktur
9- Evleneceğim kişinin dini görüşü;
? Benimle aynı olmalı
? Din benim için kriter değildir
? Farklı görüşte olmasını tercih ederim
? Görüşlerimiz ayni olsa iyi olur ama şart değil
10-

[ Yazan : vuslat | Okunma : 4467 ]



Son 5 Yorum

Henüz Yorum Yazılmamış.
Siz bir tane yazın..



Yorum ekleyin..(Sadece üyeler)

Kodlar , Duygular (Smile'ler)

SON EKLENENLER
 

2018-2019-2020 LGS'de Çıkmış Fen Bilimleri Soruları (PDF)

Fen Kurdu LGS Deneme Sınavı-4 (Tüm Konular)

Fen Kurdu LGS Deneme Sınavı-3 (Tüm Konular)

8.SINIF TÜM ÜNİTELER LİSE GİRİŞ SINAVLARINDA ÇIKMIŞ SORULARIN TAMAMI (PDF)

Fen Kurdu LGS Deneme Sınavı-2 (Tüm Konular)

Fen Kurdu LGS Deneme Sınavı-1 (Tüm Konular)

2018-2019 MEB ÖRNEK FEN SORULARI (pdf)

2020-2021 MEB ÖRNEK SORULARI ARALIK-OCAK-ŞUBAT-MART-NİSAN (Toner dostu pdf)

8.Sınıf 6.Ünite (Enerji Dönüşümleri ve Çevre Bilimi) ÖNCE KONU SONRA SORU

8.Sınıf 4.Ünite (Madde ve Endüstri) ÖNCE KONU SONRA SORU

8.Sınıf 1.Ünite (Mevsimler ve İklim) ÖNCE KONU SONRA SORU

8.Sınıf 7.Ünite (Elektrik Yükleri ve Elektrik Enerjisi) ÖNCE KONU SONRA SORU

8.Sınıf 5.Ünite (Basit Makineler) ÖNCE KONU SONRA SORU

8.Sınıf 2.Ünite (DNA ve Genetik Kod) ÖNCE KONU SONRA SORU

2018-2019 MEB ÖRNEK LGS FEN SORULARIN TAMAMI (pdf)

2019-2020 MEB ÖRNEK LGS FEN SORULARIN TAMAMI (pdf)

8.Sınıf 3.Ünite (Basınç) ÖNCE KONU SONRA SORU

8.SINIF 5.ÜNİTE (Basit Makineler) ÇIKMIŞ SINAV SORULARI (pdf)

8.SINIF 4.ÜNİTE (Madde ve Endüstri) ÇIKMIŞ SINAV SORULARI (pdf)

8.SINIF 2.ÜNİTE (DNA ve Genetik Kod) ÇIKMIŞ SINAV SORULARI (pdf)

Tüm Dosyalar

Sitedeki Dökümanlar Fen Bilimleri Dersi Öğretmenlerinin Grup Paylaşımlarıdır.Hazırlayanın İsmi Silinmeden Paylaşılabilir. ***TELİF UYARISI***
www.fenci.gen.tr Sizinle 13 Yıldır Birlikte!
Hatırla :