-
fenci.gen.tr
 
 
   

FEN KURDU LGS SORU BANKASI
 

FEN KURDU LGS SORU BANKASI

8.sınıf LGS soru bankası
çıktı
İnternet Sipariş
MENÜ
  FEN FEN BİLİMLERİ MENÜSÜ
fen Fen Yazılıları (5-6-7-8.Sınıf)
Bilim Uygulamaları Yazılıları
BEP Yazılı Soruları
Fen Planları (Yıllık-Günlük-Bep)
Fen Zümre Toplantı Tutanakları
Fen Şube Toplantı Tutanakları
Fen Sunu ve Slaytları
Fen Çalışma Kağıtları
Önce Konu-Sonra Soru
Fen TEST Soruları İndir
Fen Konu Özetleri-1
Fen Konu Özetleri-2
Bilim,Fen ve Teknoloji Kulübü
MEB Kazanım Testleri (Tüm Yıllar)
LGS Denemeleri
PYBS Soruları ve Cevapları
Fen Ders Kitapları
fenkurdu.gen.tr


İLETİŞİM
Telif Uyarısı
Bize Ulaşın
Öğretmen Grubumuz-1
Öğretmen Grubumuz-2

TV' DE ŞİDDET
  Yazılar || Eğitim Yazıları
   TV' DE ŞİDDET


TV' DE ŞİDDET

Bu ay özellikle önemli bulduğum bir soruyu cevaplamak istiyorum. Kitle iletişim araçlarının şiddete etkisi var mıdır, varsa neler yapılmalıdır?

Şiddet, toplumsal yaşamda yansımasını bulmakta ve toplumsal yaşamı etkilemektedir. Bu kapsamda gazete, dergi, televizyon, bilgisayar oyunları ile karşılıklı bir etkileşim olmaktadır. Şiddet, sözlüklerde sert, katı davranış; azarlamada ve cezalandırmada aşırı gitme; inandırma ve anlaşmaya varma yerine kaba kuvvet kullanma şeklinde tanımlanıyor.

Televizyon, en yıkıcı etkisini, etkiye en fazla açık durumdaki çocuklar ve gençler üzerinde gösteriyor. Şiddet, onların davranışlarına, sözlerine, oyunlarına yansıyor. Çocukların 3-4 yaşından başlayarak 12-13 yaşına kadar günde ortalama 1-2 saat çizgi film izledikleri, ayrıca çocukların ve gençlerin erişkinler için hazırlanan televizyon programlarını da seyrettikleri düşünüldüğünde, yoğun şiddet bombardımanı altında kaldıkları görülür. Yapılan araştırmalar sonucunda da çocuğun saldırgan davranışları taklit ettiği belirlenmiştir. (Akarcalı, 1996) Çocuk, zihinsel süreçlerindeki özelliklerinden dolayı izlediklerini yetişkinler gibi algılayamamakta ve yetişkinlerden farklı bir biçimde etkilenmektedir.

Dünya genelinde yapılan tüm araştırmalarda şiddet içeren filmleri seyreden ve oyunları oynayan çocukların sözel ve fiziksel saldırganlık düzeyinin arttığı görülmüştür. Bazı hukukçulara göre 5 yaşındaki bir çocuk her gün programları seyrederek 15 yaşına geldiğinde 18 bin cinsel taciz, saldırı, kavga ve işkence yolu öğrenmiş oluyor. (Turan, 1996) Çocukların ve gençlerin bu programların etkisi altında şiddeti bir "problem çözme aracı? olarak gördükleri ve gittikçe daha normal karşılamaya başladıkları gözlenmektedir. TV kanalları reyting alma uğruna şiddet içeren sahneler ve çizgi filmlere bir kısıtlama getirmemektedir.

Aile olarak yapacaklarımız hiç olmazsa çocukla birlikte bu programları izlemek ve eleştiri yapmaktır. Bu, çocuklarımızın da seyrettiklerini sorgulamasına vesile olacaktır.

Zarar verdiğini düşündüğümüz programların saatinde ise küçükse çocuğu başka bir etkinlikle oyalamak, büyükse zararları üzerinde açıklama yapmak doğru olacaktır.

Bunun yanında sorumsuzca bilgisayarın başında şiddet içeren oyunları oynayan çocuklarımızı hiç denetliyor muyuz?

Aile zararlı gördüğü yayını Alo RTÜK 178?e bildirmelidir. Çünkü televizyonun ticârî mantığı, kâr elde etme güdüsü, reyting kaygısı; kamuyu bilgilendirme ve eğitme görevinin önüne geçmiştir. Çocuklar televizyon için bir kazanç kapısı olduğu sürece de bu tür çizgi film furyası devam edecek gibi görünmektedir. Bunu ancak ailelerin duyarlılığı önleyebilir. Şiddet içerikli filmler çocukların yattığı saatlerin sonrasına, geç vakitlere kaydırılmalı, izleyiciler ikaz edilmelidir.

Bu konudan bahsetmişken şuna da değinmekte yarar görüyorum: Televizyon, tek başına şiddeti oluşturan bir etmen değildir. Çocuğun çevresindeki yetişkinler de şiddet göstererek model olmamalıdır. Aile içinde duygular eylemlerle değil sözlerle ifade edilmelidir. Eğer anne-baba çocuğuna el kaldırıyorsa, şefkat ve sevgisini disiplin uğruna çocuğundan esirgiyorsa çocuk da kolaylıkla şiddete meyledebilir. Bizim toplumumuzda kontrol, ilgi ve sevgiyle atbaşı gitmektedir. Eğer çocuğumuzun problemleriyle ilgileniyor ve onu dinliyor, anlıyorsak, bu bizim tavır ve tutumlarımızı etkileyecektir. Böylece ona doğru davranışları kazandırabiliriz.

Çocuğumuzu dinlemek keyif verici bir TV programı izlemekten, evimizdeki değerli eşyalardan, misafirlerimizden, ev işleri ve ev düzenimizden daha önemli bir yere geldiğinde sorunlarımız da en aza indirgenecektir diye düşünüyorum.

Aiskhlyos?un söylediği şu söz aslında bizlere rehber olacak nitelikte: "Tatlı sözler, şiddetli bir öfkeye karşı en etkili ilaçtır.?

Not: Öncelikle mail adresime gelen köşeniz hayırlı olsun dileklerine teşekkür ediyorum.

Bu Yazı Bizim Aile Dergisi web sitesinden alınmıştır.

 


[ Yazan : fikret | Okunma : 1200 ]



Son 5 Yorum

Henüz Yorum Yazılmamış.
Siz bir tane yazın..



Yorum ekleyin..(Sadece üyeler)

Kodlar , Duygular (Smile'ler)

Copyright © 2007-2022
www.fenci.gen.tr Sizinle 12 Yıldır Birlikte!
Hatırla :   
 

FEN KURDU LGS SORU BANKASI ÇIKTI

8.sınıf LGS soru bankası
çıktı
İnternet Sipariş